sabahattin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabahattin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2019 Cumartesi

KÜRK MANTOLU MADONNA


"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıka asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum 'Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamaktan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.

(Tanıtım yazısı)


Kürk Mantolu Madonna romanında Maria Puder ve Raif Efendi'nin aşkını anlatan Sabahattin Ali, askerdeyken, kolu çatlak halde yazdı. Ali'nin kitabı yazarken yaşadığı acıyı giderebilmek için kolunu sık sık sıcak suya soktuğu biliniyor. Deyim yerindeyse Kürk Mantolu Madonna, Ali'nin dizinin üstünde yazdığı bir kitap.

Raif Efendi'nin içsel yolculuğunu aşk ile sarıp sarmalayarak okuyucuya sunan roman, ilk olarak 1940 yılında Hakikat gazetesinde “Büyük Hikaye” başlığı altında 48 bölüm olarak yayımlandı, sonra 1943 yılında Remzi Kitabevi tarafından basıldı.

Sabahattin Ali, romanın ana fikrini, ”Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?” sözleriyle açıkladı

Romanda, 20'li yaşlarında babasının isteği üzerine gittiği Berlin'de, sanata olan ilgisi sayesinde bir sanat galerisini ziyaret eden Raif Efendi, galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini görür ve tablodaki kadını hiç tanımamasına rağmen platonik olarak aşık olur. Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır. Raif Efendi tablodaki portrenin, Andrea Del Sarto tarafından yapılmış "Madonna delle Arpie" isimli tablodaki Madonna'nın portresine benzediğini düşünür. Tabloya o kadar hayran olur ki fırsat buldukça tabloyu görmeye gider, fakat başka gözlerin onu takip ettiğini fark etmez. Artık ritüel halini alan bu tabloyu seyretme seansınlarından birinde bir kadın onun yanına gelir. Bu kadın, tablonun sahibi olan sanatçı Maria Puder'dir. Bir tablodan başlayan aşkı anlatan roman için Sabahattin Ali’nin Andrea Del Sarto imzalı "Madonna delle Arpie" tablosundan ilham aldığı biliniyor.

‘Kürk Mantolu Madonna’, 2016 yılı başında İngiliz yayıncı Penguin’in "Modern Klasikler" serisi arasında yer aldı. Penguin Yayınevi'nin Modern Klasikler Serisi kapsamında Maureen Freely ve Alexander Dawe tarafından geçtiğimiz mayıs ayında çevrilen ‘Kürk Mantolu Madonna', 73 yıl sonra ilk kez İngilizceye çevrilmiş oldu.

(Kaynak NTV)






26 Şubat 2013 Salı

SABAHATTİN ALİ/BÜTÜN ŞİİRLERİ


Hapishane Şarkısı 1-2-3

1- 

Göklerde kartal gibiydim. 
Kanatlarımdan vuruldum; 
Mor çiçekli dal gibiydim, 
Bahar vaktinde kırıldım. 

Yar olmadı bana devir, 
Her günüm bir başka zehir; 
Hapishanelerde demir 
Parmaklıklara sarıldım. 

Coşkundum pınarlar gibi, 
Sarhoştum rüzgarlar gibi; 
İhtiyar çınarlar gibi 
Bir gün içinde devrildim. 

Ekmeğim bahtımdan katı, 
Bahtım düşmanımdan kötü; 
Böyle kepaze hayatı 
Sürüklemekten yoruldum. 

Kimseye soramadığım, 
Doyunca saramadığım, 
Görmesem duramadığım 
Nazlı yarimden ayrıldım. 


2- 

Ey gönül, kuşa benzerdin, 
Kafesler sana dar gelir; 
Bir yerde durmaz gezerdin, 
Hapislik sana zor gelir. 

Ey gönül, acaip huyun, 
Boğazından geçmez tayın, 
Acır testindeki suyun; 
Aklına nazlı yar gelir. 

Gözlerin uzağa bakar, 
Kimden ne beklediğin var? 
Yar semtinden gelen rüzgar 
'Seni unuttu! ' der gelir. 

Bakmazsa senin yüzüne 
Çok görme elin kızına; 
Dışarda serbest gezene 
Hapiste yatan hor gelir. 

Ayağında gezen itler, 
Başının üstünden atlar; 
Hapise düşen yiğitler 
Yari dışarda kor gelir. 


3- 

Burda çiçekler açmıyor, 
Kuşlar süzülüp uçmuyor, 
Yıldızlar ışık saçmıyor, 
Geçmiyor günler, geçmiyor. 

Avluda olta vururum; 
Kah düşünür, otururum, 
Türlü hayaller görürüm; 
Geçmiyor günler, geçmiyor. 

Gönülde eski sevdalar, 
Gözümde dereler, bağlar, 
Aynada hayalim ağlar, 
Geçmiyor günler, geçmiyor. 

Dışarda mevsim baharmış, 
Gezip dolaşanlar varmış, 
Günler su gibi akarmış... 
Geçmiyor günler, geçmiyor. 

Yanımda yatan yabancı, 
Her sözü zehir gibi acı, 
Bütün dertlerin en gücü; 
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Sabahattin Ali

Kaynak:antoloji.com