bülent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bülent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2012 Pazar
19 Ağustos 2012 Pazar
ÇIKMAZ SOKAK'TAN BAŞKA BİR PARAGRAF
...
"Eğer,yanlış insan davranışları varlığa gelmek zorunda ise,bu zorunluluğa karşı çıkmak,varlık öncesinden takdir edilmiş olan o değişmez iradeye de karşı çıkmak değil midir?"
...
"Eğer,yanlış insan davranışları varlığa gelmek zorunda ise,bu zorunluluğa karşı çıkmak,varlık öncesinden takdir edilmiş olan o değişmez iradeye de karşı çıkmak değil midir?"
...
ÇIKMAZ SOKAK'TAN BİR PARAGRAF
...
"Sokak kimliklerin,kişiliklerin ve kişilerin yok edildiği bir mekandır.Ne bir cerrah elindeki neşterle ne bir kasap elindeki satırla dolaşır.Ne ağzınızın kokusu ne de açlığınız bilinir.Çünkü tüm kusurunuz toplum yorganı altına gizlenmiştir.Bu yüzden en mükemmel örtüdür sokak."
...
"Sokak kimliklerin,kişiliklerin ve kişilerin yok edildiği bir mekandır.Ne bir cerrah elindeki neşterle ne bir kasap elindeki satırla dolaşır.Ne ağzınızın kokusu ne de açlığınız bilinir.Çünkü tüm kusurunuz toplum yorganı altına gizlenmiştir.Bu yüzden en mükemmel örtüdür sokak."
...
18 Ağustos 2012 Cumartesi
SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR 4 / ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
4.MEKTUP
Senden hiç ayrılmamak vardı. Zamanı durdurmak, bütün saatleri
parçalamak vardı. İsyan içindeydim. Neydi bu çaresizlik?
Bizi çepçevre saran bu dört duvar neydi?
Bir ara Tanrıyı düşündüm, peygamberleri, dinleri, kitapları düşündüm.
Boş inançlarımız mıydı çaresizliği yaratan?
O bizim eserimiz miydi? Öyleyse neden bizden büyüktü, güçlüydü?
Bunca yıl neyi aramış, kimi özlemiştim? Madem ki benim olmayacaktın
neden seni karşıma çıkardılar? Kim yaptı bunu? Bu kötülükler
kimin eseri? Tanrının işi yokta bizi mi görsün? Öyleyse kime inanacağız?
O kitaplar ki sabırdan bahsediyor. Ama ne kadar? Nereye kadar?
O dinler ki duadan bahsediyor. Kime, niçin ve ne zaman?
O peygamberler hiç sevmediler mi?
Ben sana inanıyorum kitaplara değil.
Ben seni istiyorum. Dua değil. Sabır değil.
Artık gideceksin , biliyorum, vakit geç oldu. Yatakta izin kalacak,
havada kokun ve yastığın üzerinde bir iki tel saçlarından.
Telaş içinde giyinmeye başlayacaksın. <çoraplarında eğrilik var>
diyeceğim, düzelteceksin. Dudaklarını boyarken, eğilip ensenden
öpeceğim. İçin sevgiyle dolacak. Gözlerin ışıl ışıl < üzülme, üzülme
diyeceksin, yine geleceğim.>
Ya gelmezsen? Hayır hayır geleceğine inanıyorum.
Yine gideceğini bilmek kötü. Dayanılmaz bir şey bu.
Hatırlıyorum; elini uzattın, dedin ve gittin.
Gözden kayboluncaya kadar baktım arkandan, sonra kapıyı kapattım,
bir başka kapı açıldı yalnızlığa.
Yürüyemiyordum, oturamıyordum. Yattım, uyuyamadım. Sanki
yerçekiminden kurtulmuştum, boşluktaydım, ağırlığım kalmamıştı.
Elimde, tam nabzımın üzerinde bir saat işliyordu her şeyden habersiz.
Çıkardım, duvara çarptım, parçalandı ve durdu.
Fakat sadece saatin sesiydi kaybolan.
Yoksa zaman ilerliyordu..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



