NE GÜZEL SUÇLUYUZ BİZ HEPİMİZ
Sana söyleyemediklerimi karıncalara söyleyeceğim, bozkıra, senden benden yalnız.
Susuyoruz bak hep. Söyleyemediklerimizi susuyor, bilmediklerimizi konuşuyoruz. Bozkır senden benden yalnız, oysa yaratık dolu, yaşam dolu –ya karıncalar.
Hep oturup cigara içiyoruz yetersiz, konyak içiyoruz yetersiz, en asıl yetersiz biziz, yalnızlığımız en yetersiz –ya bozkır.
Ben kadının biriysem sevilmeliyim, sen bilmezsin güzel miyim, en büyük güzelliğim senin bilinmezliğin, duymazlığın –ya en boş damlalar gözlerimizde.
Bak, tozluyuz biz, çok tozluyuz –ya bozkır, bozkır yolundan kamyonlar geçerken kalkan toz.
O başka, yapışkan bizimki, yağmurlarla yıkanmaz.
Bak, hayal kurarım, en zevksiz acıklılara gözyaşı dökerim de kendimi bilmem. Biz bilmeyiz birbirimizi; böylesine mutluyuz bazı.
Bu evrende her şeyi silecek birileri, yaşamları çoktan. Bu önemli değil; biz çoktan tükenmişiz.
Somutlara güvenimiz yok hiç; onlar yok. Herkesler her şeylerini çok şeylere harcıyorlar, tutsak kılıyor bu şeyler onları, hep onlara çarpıyorlar yaşantılarında.
Ama bak, gerçek tutsaklar biziz, soyuttan gelir bizim ki, savaşılmaz.
En değerli somutlarımı yoktan satarım da kurtulamam ötekilerden, bilirsin.
Bırakıp bırakıp ırak kentlere bile gidemeyiz, bu uğraşı ister.
Bak, bizi ağaçlandırmak güçtür –ya bozkır.
Not:Sevgi Soysal’ın ilk eşi Özdemir Nutku ve Erdal Öz‘le birlikte ‘kurucularından’ sayılabileceği ve daha ilk sayısında teşhir ettiği ‘acemilerle’ -Hüseyin Cöntürk, Turgut Özakman, Orhan Duru, Metin And, Ali Püsküllüoğlu, Metin Eloğlu, Özdemir İnce, Ece Ayhan ve Edip Cansever- edebiyata büyük soluk getirmiş ‘Değişim’ dergisinde yayınlanan yazısı. Bu yazı, Sevgi Soysal’ın, bir basılı organda yayımlanan ilk yazısıydı ve altında Sevgi Nutku imzası vardı.
sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Şubat 2013 Salı
9 Eylül 2012 Pazar
SEVGİ DUVARI
sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
4 Ağustos 2012 Cumartesi
SEVGİ YÖNETİMİ/AZRA ERHAT/İNKİLAP VE AKA YAYINEVİ
http://u.sonteklif.com/kitap-sevgi-yonetimiazra-erhatinkilap-ve-aka-yayinevi-116479
Hümanizm, düşünce dünyasını hayatın ve insanın entemel ortak noktalarından hareket ederek biçimlendirir. Bu kitaptaki denemeler toplamı, hümanist bir yazarın anlama ve yorumlama etkinliğinden ortaya çıkan artı bir değer: Sevgi Yönetimi...Sevgi rehberliğinde kurulan ilişkiler, sevginin yönlendirdiği bakış açısı, sevginin koruyuculuğunda geliştirilen bilinç ve anlama çabası: Yine hayatı, hayatın içindeki insanı, insanın yarattığı sanatı...Sevgi Yönetimi, örneklerle, birinci elden kaynaklarla sosyal ve kültürel tarihimizi hümanizm süzgecinden geçirerek yeniden yorumlayan denemelerden oluşuyor.
Hümanizm, düşünce dünyasını hayatın ve insanın entemel ortak noktalarından hareket ederek biçimlendirir. Bu kitaptaki denemeler toplamı, hümanist bir yazarın anlama ve yorumlama etkinliğinden ortaya çıkan artı bir değer: Sevgi Yönetimi...Sevgi rehberliğinde kurulan ilişkiler, sevginin yönlendirdiği bakış açısı, sevginin koruyuculuğunda geliştirilen bilinç ve anlama çabası: Yine hayatı, hayatın içindeki insanı, insanın yarattığı sanatı...Sevgi Yönetimi, örneklerle, birinci elden kaynaklarla sosyal ve kültürel tarihimizi hümanizm süzgecinden geçirerek yeniden yorumlayan denemelerden oluşuyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

