kitapevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitapevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2012 Çarşamba

SUBLIMINAL İŞGAL/SEFER DARICI


"İnsanları kandırmak, kandırılmış olduklarına ikna etmekten kolaydır..."
-Mark Twain-

Kapitalizmin geçtiğimiz yüzyılın ortalarında keşfettiği ve ilk örnekleri sinema filmlerinde "25. Kare" tekniğiyle sinsice bilinçaltımıza nüfuz eden subliminal mesaj fenomeni artık çağımızda her yanımızı kuşatmış durumda. Reklamlar, dizi filmler, afişler, aklınıza gelebilecek bütün argümanlarla algı sistemimizi dumura uğratan, korteksimizi devre dışı bırakarak bize arzularımızı ihtiyacımızmış gibi empoze eden, profesyonelce uyguladığı arketiplerle bilincimizin etrafından bir yılan gibi süzülerek ruhumuzu muhasara altına alan bu ikna makinesinin tüm parçalarını sökerek onu deşifre eden Subliminal İşgal, Marx'ın, "Eğer kötülük olmasaydı tarih de olmazdı!" sözüne atıfta bulunarak hepimizi aydınlatmayı amaçlıyor.

Evet, her şey mükemmel olsaydı ne tespit edilecek bir çarpıklık ne de tarihe düşülecek bir not olurdu. Ama ne yazık ki bizler, özellikle de çocuklarımız büyük bir saldırı altındayız. Eğer bizi biz yapan bütün değerleri altüst eden, tüm zaaflarımızı sömüren, bir türlü doymayıp artık her şeyimizi talep eden sistemin bu son ve en büyük dayatmasına direnmek istiyorsak, önce onun yöntemlerini öğrenmek, sonra da savaşmak zorundayız...
(Tanıtım Bülteninden)

4 Kasım 2012 Pazar

DELİLİĞE ÖVGÜ/ERASMUS


   Erasmus (1469-1536) Rönesans hümanizminin en büyük temsilcilerindendir. İlk olarak 1511'de yayımlanan Deliliğe Övgü, güncelliğini zamanımıza değin koruyabilmiş başyapıtıdır. Erasmus, dostu Thomas More'u eğlendirmek için bir yolculuk sırasında bir haftada yazdığını söylediği Deliliğe Övgü'de şu soruyu sorar: İnsanoğlunun tüm zincirlerinden kurtulmasını ve salt özgürlüğe ulaşmasını sağlayan delilik değil midir? Gülmece bu çerçevede gelişir ve söz kendisini övmesi için deliliğe bırakır. Delilik, yaratıcısının savunduğu her şeyi eleştirerek gençliği, hayattan zevk ve neşe almayı, baş döndüren cinselliği över. Çocuklukta, yaşlılıkta, dostlukta, aşkta ve evlilikte, savaşta ve barışta, kendisinin insanlara nasıl egemen olduğunu ve onları nasıl mutlu kıldığını gösterir. Deliliğe Övgü, yazılışından günümüze felsefe ile gülmecenin birleştiği en yetkin ürünlerden biri olma özelliğini sürekli korumuş bir kitaptır.

29 Ekim 2012 Pazartesi

VEDA BUSESİ/UMAY UMAY


“Haritada unutulmuş bir düşüşü işaretliyorum; birlikte hatırlayabileceğimiz bir sır. Bu gece belki de hayatımın en olmadık işini yapıp sana yazmaya çalışıyorum. İfade edilememiş ve bu yüzden kutsal kalan pek çok şey gibi; ifade edemediğim duyguların, sana nasıl ulaşırımların yanıtsız kalan tuzaklarına saplanmaya çalışarak.Ve biraz utanıyorum; ismini yazamıyorum sayfalara. Kırık sözlerin, ellerimi sıkı tut düşüyorumların ülkesinde sadece dört dakikalık bir mektup.”
   Umay Umay’ ın arkası yarın tadında olan "veda busesi" nin dört dakikalık fragmanı.
   Veda busesini diğer buselerden ayıran nedir!?
   Tanrıya veda busesi verilebilinir mi!?
   Veda busesini tanrıya konduranlar, sıfatlardan allahsızlığı mı seçmiş olur!?
  “Ölünceye kadar seni seveceğimi sanmıştım baba ama aşık oldum.” kitabın ilk cümlesi budur… bu cümle Hz. İsa’ya ait olabilir mi ?!
umay2 300x200 Umay Umay   Ellerimi Sıkı Tut Düşüyorumların Ülkesinde Sadece Dört Dakikalık Bir Mektup. veda busesi umay umay Liman Yayın
   Umay Umay Veda Busesi; kalan son dal sigara hazzında ve paketin üzerinde tek solukta içmeniz gerekir önerisi var… Ancak bunu uygularsanız sayıklar bir tonda yukarıda yer alan soruları -ve daha bir çoğunu- kendinize yöneltirken bulabilirsiniz.
   Umay Umay Veda Busesinde; geçmişe yani çocukluğuna, gençliğinin geçmemişliğine mektup yazıyor. Adresi yok. Mektubunu kağıttan uçak yapıp çocukluğuna gönderiyor. Zarfı kaçık çorap, pulu ince topuklu rugan ayakkabı olan bir mektup ne yazar ki demeyin. Gelen mektuba alelacele yanıt yazma şevki ile okursanız işte o zaman Umay Umay’ın neden romatizma ilaçlarıyla intiharlar ettiğini anlayabilirsiniz. (aklımızdakalanlar.com'dan alınmıştır.)
 

26 Eylül 2012 Çarşamba

DAS KAPİTAL


“Ne? Das Kapital’i okumak mı?” Bunu yapmak için Einstein’ın beynine ve peygamber sabrına sahip olman gerekir. Bu doğru değil. Bu komik, ele avuca sığmaz, çok yönlü ve zengin içerikli kitapta, David Smith ve Phil Evans, çok zengin resimlerle, yalın bir dil kullanarak, Kapital’in anlaşılması zor bir kitap olduğu efsanesini yerle bir ediyorlar. Elinizdeki kitap Marx’ın temel kavramlarını bayağılığa düşmeden, büyük bir beceriyle basitleştiriyor ve bunu yaparken mizahı elden bırakmıyor ve Marx’ın bu büyük eserinin bugün de son derece geçerli ve canlı olduğu gerçeğini adeta çizgi roman tadında okuyucuya sunuyor.

Kapital, Marx’ın emek, ücretler, işsizlik, fabrikalar, makineler ve metalar; para, fiyatlar ve değer; sömürü, kapitalistler ile işçiler arasındaki uzlaşmaz çelişki; işçi sınıfının insan onuruna yakışır bir yaşam, özgürlük ve iktidar mücadelesi hakkında yazmış olduğu başyapıtıdır.

Dünya kapitalist sisteminin büyük bir kriz içinde debelenmekte olduğu bugünlerde 15 ile 115 yaş arasındaki herkesin okuması gereken bir kitap.(Kaynak:Her Gün Bir Kitap)

18 Eylül 2012 Salı

GİTME KAL


Nice nice acıları aklına getir
Bunca yoksulluğu aklına getir
Gözyaşlarını aklına getir
"GİTME KAL" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir

Kıraç mı kıraç toprakların üstüne
Güneşler açar yağmurlar kesilince
Çırılçıplak kayada yeşerir inci ağacı
Dağların kuytusunda bir uslu çiçek
Dağıtır mavisini kendi kendine
Gitme beraberlik içinde
Nasıl sevinirdik aklına getir

Her şeyi her şeyi aklına getir
Gece yarılarını aklına getir
Söylediklerini aklına getir
Sinsi yağmurlar yağıyordu
Soğuktu
Yaktığımız ateşi aklına getir

Nelerden geçiyorsun aklına getir
Gitme dünyamızın her yerinde
Yorgun eller gülleri derleyince
Ellerin sevincini aklına getir
Güllerin sevincini aklına getir

Ne çok severdik seni aklına getir


ARİF DAMAR

15 Eylül 2012 Cumartesi

YOKLUĞUNDA

 
YOKLUĞUNDA

Akşam eve geldim sen yoksun,ev ev değil
Yemek yaptım sensiz,yemek yemek değil
Sofra kurdum sensiz,sofra sofra değil
Çay demledim sensiz,çay çay değil
Şimdi uzandım uyumak için sensiz yatağa,yatak yatak değil
Biraz sonra sensiz uyuyacağım,uyku uyku değil
Sabah yeni bir güne uyandığımda sen yoksan eğer yanımda,gün gün değil

CAN

9 Eylül 2012 Pazar

SEVGİ DUVARI


sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

6 Eylül 2012 Perşembe

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ VE FELSEFE


http://u.sonteklif.com/kitap-yuzuklerin-efendisi-ve-felsefeguncel-yayicilik-124489

KİTABIN ADI:YÜZÜKLERİN EFENDİSİ VE FELSEFE
YAZARI:GREGORY BASSHAM,ERIC BRONSON,WILLIAM IRWIN
SAYFA SAYISI:271
YAYINEVİ:GÜNCEL YAYINCILIK
ÇEVİRİ:GÖKÇEN EZBER,MURAT SAĞLAM
BASIM TARİHİ:2003/1.BASKI
AÇIKLAMA:
J.R.R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi adlı kitabı, yarım yüzyıldan bu yana bir fenomen oldu. Kitabın gişe rekorları kıran film versiyonu, The New York Post'ta Aptallar İçin Yüzüklerin Efendisi başlığıyla değerlendirildi. Bu ani popülariteden rahatsız olan Tolkien hayranları için, on yedi bilgili felsefeciden oluşan bir ekip bir araya geldi ve kitabın akla getirdiği derin felsefi sorunları çözmemize yardımcı olacak akıllı İnsanlar için Yüzüklerin Efendisi'ni yazdı.

28 Ağustos 2012 Salı

GEL SENİNLE RESİM YAPALIM


GEL SENİNLE RESİM YAPALIM

Gel seninle resim yapalım
Bir yüz çizelim ince,
Küçük nezleli bir burun
Ve gözler zeytin iriliğinde.

Sonra bir gelincik, ince bir boyun,
Soyulmuş bademden daha ak bir ten,
Öyle bir yüz ki seher vakti
Mutluluk estirsin güneş doğarken

Ve saçları çizelim, bulutlar,
Türküler, masallar gibi,
Hepsinin üstüne sonra
Kocaman bir insan yüreği.

Öyle bir yürek ki sevgiyle
Arkadaşlıkla, mutlulukla dolsun,
İsterse ondan sonra
Bütün şairler ölsün.

CAHİT KÜLEBİ

21 Ağustos 2012 Salı

MİNO'NUN SİYAH GÜLÜ / HÜSNÜ ARKAN



Hüsnü Arkan'ın müzisyen yönünü biliyor ve beğeniyorum 
ama yazarlık yönünü bilmiyordum.Ta ki Mino'nun Siyah 
Gülü'nü okuyana kadar.

Romanı okuduktan sonra Hüsnü Arkan'ın iyi bir müzisyen 
olduğu kadar iyi bir yazar olduğunu da öğrenmiş 
oldum.Mino'nun Siyah Gülü Arkan'ın 6. romanıymış benimse 
okuduğum ilk romanı.Kitabın arkasında müzisyen Arkan'dan 
hediye 5 Mayıs isimli bir cd var.

"Hüsnü Arkan,60'lı yıllardan başlayarak,özelllikle 12 Eylül 
döneminin acıtan sayfalarına bir ailenin kadınlarının 
gözünden bakıyor"



Ayşe Sarısayın – Mino’nun çağrıştırdıkları ya da incecik bir sızı

20 Ağustos 2012 Pazartesi

ÇAKIL TAŞI / BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU



ÇAKIL TAŞI

Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar

Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeğe başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım

Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde.


TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK/EMRE KONGAR/REMZİ KİTAPEVİ


KİTABIN ADI:TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK
YAZARI:EMRE KONGAR
SAYFA SAYISI:245
YAYINEVİ:REMZİ KİTAPEVİ
BASIM TARİHİ:2006/14.BASKI
AÇIKLAMA:
Emre Kongar, Tarihle Yüzleşmek kitabıyla, tarih konusunda 'doğru' olarak bildiğimiz birçok ezberi bozacak gibi. Kongar, yeni kitabında Türklerin nasıl Müslüman olduğunu, Osmanlının neden yıkıldığını, Vahdettin'in hain olup olmadığını, Atatürk'ün niçin yalnız bir lider olduğunu; Menderes'in ne kadar demokrat olduğunu ya da 28 Şubat gibi tartışılan konularıı resmi tarihin dışında sakin bir üslupla anlatıyor. Emre Kongar'ın Tarihle Yüzleşmek kitabından cımbızladıklarımız... 


19 Ağustos 2012 Pazar

GENERALİM TANKINIZ NE GÜÇLÜ / BERTOLT BRECHT


Tankınız ne güçlü generalim,
Siler süpürür bir ormanı,
Yüz insanı ezer geçer.
Ama bir kusurcuğu var;
İster bir sürücü.

Bombardıman uçağınız ne güçlü generalim,
Fırtınadan tez gider, filden zorlu.
Ama bir kusurcuğu var;
Usta ister yapacak.

İnsan dediğin nice işler görür, generalim,
Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin.
Ama bir kusurcuğu var;
Bilir düşünmesini de. 

SAÇIMA DOKUNMA / AKGÜN AKOVA


"saçıma dokunma" diyorsun masal saçan bir sesle
ekmek gibi dilimlediğimiz yatak sarılmış bize,
bırakmak istemiyor
kasıklarını öperken "saçıma dokunma" diyorsun
dilimde gezdirirken seni,
"saçıma dokunma, n'olur"
kapısı açılan bahçene girerken bir daha, bir daha
anılar dökülüyor göksarmaşıktan


ikimiz de biliyoruz
bir çözsem saçlarını
bir daha söz etmeyeceğiz ayrılıktan
saatlerin saçları olsaydı sevgilim
bu kadar hızlı geçip gider miydi zaman
ah sevgilim ne diyecektim ben sana
aç pencereyi ve dışarıya bak
son gecemizde kar altında kuğular 

23 Şubat 2012 Perşembe

SEVGİLİ YOLDAŞ KURBAĞALAR


KİTABIN ADI:SEVGİLİ YOLDAŞ KURBAĞALAR
YAZARI:NEVZAT ÇELİK
SAYFA SAYISI:126
YAYINEVİ:İMGE KİTAPEVİ
BASIM TARİHİ:2010/5.BASKI
AÇIKLAMA:
Sevgili Yoldaş Kurbağalar,manifesto gibi bir şiirle başlar:"İtirazın İki Şartı."Az olanın yanında olmayı önerir şiirde.Çok olmanın baskıcı karakteri az olanın yanında olmakla kırılır çünkü!Şafak Türküsü'nden sonra belki de en beğenilen,en bilinen şiirlerden biri olur "İtirazın İki Şartı."
Her türlü egemenlik,eşitsizlik,mülkiyet tahakküm ilişkisinin meşruiyetini reddeden,verili sisteme karşı yapılacak eleştirinin öncelikle kendi akıl yürütmelerinden,bedenlerinden ve alışkanlıklarından geçirildiğinde sahici olabileceğini söyleyen Nevzat Çelik,herkesi kuyunun dibinden çıkmaya çağırır.Gökyüzü sanıldığından çok daha büyük ve geniştir.
Şafak Türküsü'nden sonra kült olmaya aday ikinci kitaptır Sevgili Yoldaş Kurbağalar.